Sürekli kıvrılan bir yolda uyuşukluğun hüznü.
Eski bir hatıraya ağıt
Nasıl söylenir ki şimdi
ŞA-HA-NE
Kareli Hüseyin’in büyüdüğü şehre gelmezdi tren
Şimdi ise metroyla gelip gidiyor Hüseyin Bey
Doğduğu yerden bir insanı geçtim
Yanında bir ağaç bile yok şimdi.
Gördün mü bak?
Sevdiklerin en uzağa düştü.
Sen ve senin gibi yanlış yere yürüyen
Nasıl denir ki şimdi
ŞA-HA-NE
Hiçbir yere ait olamazsın sen asker
Şimdi beni o fotoğrafta
Sol kolumdan ve başparmağımdan hatırlayın yeter!
Hayat böyle değil mi?
ŞA-HA-NE
Her asker kendi nidasıyla çıktı siperden
Ve sen korktun
Kaçarak çıktın bu evden
Korkan kirpiyi sıcak su açmaya başlamasa
Soğuk bile içilmez vefa
Ve senden artık çıkmıyor
Ne ses ne de bir nida
Hayat böyle değil mi?
ŞA-HA-NE
değil.