Yaz içine vuruyorsa hala eylül de gelse
Bu travmanın neresine çiçek ekilir.
sorar sana kök, yaprak henüz yoktur
Suladığın saksıda alıp gider kendini
Hak edilmiş bir bar kapısı bulur
girmek için senle içeri
Öyleyse tohumları saydığın martı düşün
Su üstü kürelerinin mesleğini sor yanına
Kendi kendine düğünlerin şarkısında
Behçet bahçelerine düşen Ay’san eğer
ne yapar bunca yarım ada
Hak edilmiş bar kapısında
seni bekler bu eyer
yani sakın şehir raylarına yanaşma
Onlar seni alırsa, mevsimler aksar
Buzulların çözüldüğü yaz olur
gövdesinde insanın
eyer taşımazsan, ben yılkıyım de / bana
o zaman tüm kuşlar seni tellerinde öper