Bir Pazar Gezmesinde Annem

Kerem Advan

 

 

dişbudak adası bir şekerlemeymiş
mutluluk tolstoy’dan geçer mi?
iyi günler dilerim sizlere, kuklaları çıkaralım sandıklarından
dönüş yolunda tehlikeyi savuşturmuştuk karanlık çökünce
sepetlere bindirip götürdüler sarhoşları
lağım ağızlarına üşüşürken tüm kediler birbirine benziyordu
ve tüm şehri küfe boğdular derken
ön cebinden gölgesini söküp uzattı kadın
adam çöplerle uğraşmaktaydı hava
yumuşar gibi oldu sonra uzlaşarak ayrıldılar
okul servislerinin arka koltuğunda gün yüzü görmemiş
avcılarla tanışırken yüzüm kızarmıştı belli etmedim
beni sizler var ettiniz
tek odalı lojmanlarda nedimelerin yorgan kemirdikleri o saatlerde
rus sinemasının önüne tüneyip papatya kuruturduk
hele bir ikindi düşmeyedursun muntazam düşkünlüğümüzün ardına
miş'li geçmiş kederleri aceleye getirip ağlaşırdık
sirkeci afroditlerinin bini bir para hüsranını, ümidin sınır

38

kapılarını bağrıma kalkan yapıp tutunurdum sana
aziz watson'un karalama defterindeki inatçı bit yeniğiydim
hatırladın mı uçurtmalara sevinip gece boyu övünürdük matem kokulu dudaklarımızla
sen gelmeden bir haziran sabahının başucuna tünemiş öykülerim
kurtarsın beni henüz girmediğim yaşlarımdan

39