Süs Payı

Kerem Advan

 

 

olası dünyaların en fiyakalısında
mussorgsky'nin burnu kadar sarhoş
bir vedayı çok gördünüzse aşk olsun
hurdacı tezgahında çürümeyi beklerken zil çalardı 
etekleriniz bilirim bir kepazeliğin provasını yapalım 
seni hatırlıyorum dalganın kollarında yumurta ufaladım ben
şu sokakları mutlu edecek bir şeyler söyle ne dersin
her istek şarkı bir ergenlik başlangıcıydı 
altına boyanmış bir kadın yetmeli bugün geleceğe
sunakta biraz kekik ve nefret içiyorum akşamdan kalan 
tuvalet kağıtlarında filleri arayan bir dönemin varisleriydik sevgilim
sinemadan çıkarken hiç üzülmemiştim 
neden sonra bir yalan kodlanıyor alnımıza 
yoksa karşı gelmek mi mısralara bunlar 
jakartalı bir katilin son sözleriydi sevgilim 
bir akşam enikonu konuşuruz mürekkep balıklarını duydun mu
insan öncesinde devlet kendi çocuklarını yerdi 
ve cezayirli bir militanın kaburgasından yeniden 
saplanırdık boşluğa

10

rapunzel kızılı uzattım saçlarımı belime kadar 
peki bana hiç mi acımıyorsun 
lut bir çuval incil'i berbat etti
dört çeker kabriyo bir öcümüz vardı sancılanırdık
her dönemeçte bir yardım çadırına muhtaç
intihar kesiklerin artık iyileşmeyecek
adam asmacalarında bekleyişin putların raksı var
son düellomu rehinciye sattım hiç olmazsa birazını yedim
bozuklukları çeşmenin dibine bıraktım, mutluydum, bir sigara yaktım
katmandu'da tanrının gençlik fotoğrafını 
gördüm deri ceketli, saçları bozulmuş
çam kozalakları afrodizyak olsun gecenin sakallarına
alberto bir pembe dizi nelere kadirdi
sarı flamalı uçurtmaları el arabasının 
tekerine bağlayıp dağlara sürdüler
bu yüzden yağmurda boğulurdu insan
yuvaya döneceğim pan'ın 
ense tıraşında apar topar güller solmuş
ağacın dibinde emekliye ayrılıyor usta süpermen'lerim 
seninle bir denklemin en sade haliydik 
tersten okuyunca isa bile asileşirdi 
her ipin ucunda bir tabuta gebeyim
mumları söndürme ne olursun
kirazlar filizlenecek dizlerimden

11