Mon Salai

Nafizcan Önder

 

 

Adını bilmediğim bi gündü 
Uyanmış mıydım bilmiyordum
Beynimin içindeki örümcek uyanmıştı ama 
Biliyordum
Kafatasımın tam arkasında
Dokunamadığım yerlerinde yaşayan bi örümcek.
     Hayır şairlik peşinde değilim. 
Hakikaten yaşayan bir örümcekten bahsediyorum 
8 bacaklı, 6 gözlü, kara, tüylü bi örümcek 
Tarifsiz sesiyle uyanmıştı 
 Bi sigara çıkardım paketten
O, sevdiğim kadınları saydı biçimsiz.
         Uzandı sağ kulağımdan, sigaramı yaktı
Sonra o biçimsiz duyularıyla dokundu o kadınlara.
Ben yalnız bi adamdım,
Bu kadınlar nerden çıktı?
    Gölgeme baktım
         Gölgem bana benzemiyordu.
20
Kaybolmuştum Karaköy’de, Prizren’de, 
belki Babil’in asma yapraklı bahçelerinde,
Ben kayıp ruhlu bi adamdım
Mahşer günündesin deseler inanacaktım
Öyle kalabalıktım
      Öyle yalnızdım.
            Günahkârdım 
                 Ben daha 13 yaşında bir çocuktum 
            Günahsızdım
Tanrı bu işin içinden nasıl çıkacaktı?
Meraklıydım.

Sevdiğim kadınların eteklerinden adamlar topladım
Bi dönem ömrümce görevim bu sanmaktaydım 
     -Vazgeç dedi örümcek 
Ben onu gözyaşlarımda boğabilirim sandım 
     Yanıldım.
     
Kuruduğunda beynimin içi alkolün kurak kuvvetlerinden 
Dünyanın en güzel dizesini yazdım o adını bilmediğim günde 
Sen, okumayı unutmuştun
Tarifsiz kadınlar düştü dudaklarıma
Her birinin adı başka, her biri benim küçük şeytanım.  
Onlar düştükçe dudaklarıma 
Siyaha döndü kanım 
Bugün görseniz beni
Hâlâ kırmızıdır dudaklarım.
21



22

Sayfa 22 yükleniyor…

Mazgallarda biriken suydum 
     Basıldıkça dağıldım
            Kanalizasyonlara karıştım
Üstüm başım pislik içinde 
Havaya karıştım
Felakete dönüştüm
            Gri bi kente yağdım.
Rengi yoktu kentin 
Neon ışıklarla pavyona dönüşmüş bi kente yağdım.
Kesecek bi bileğim kalmadı
Cıva yutacak bir ağızım
Oksijen enjekte edecek bi damarım yoktu.
Bugünkü aklım olsa 
		  Kendimi Galata’dan özgürlüğe uğurlardım.
23