İn cinle top oynar inci gözlü vahşi bir kediyim İncil'de, incilmiş.
Zeytin yapraklı mı durduğumuz altındaki
yoksa saklı bir bahçe haklı mı olmakta pas aklı?
Elim bir kazada belinde elim,
mahzenin üzümü anasıdır mahşerin.
Kırmızı hale’n anısıdır mahzenimin.
Hale kuşatmasında gönlümdeki güneş,
gözlerimde fırtına kopacak gürültüsüz.
Güneşe gözlerin açsa,
kaç mil çekilir kirpiklerimin istilasına?
Kar anlık sevişir ve gün, eş, dost toplanır.
Yalnız akşamlarda aşk tersten yazılır.
Kor kulluk etmez bir bahçem olsaydı,
en çok üzümlerle gülüşürdüm.
Sıfatsız kalırdı gurur yarışı, ben utanınca allanırım.
Mundaka'da okyanusum, tersinden gagalar dalgalarım.
Gönlümün 30 feet derininde muhafızlarım güneşin kırmızı ateşlerinden seni mahrum bırakır. İçimden kanlar fışkırtan kızıl muhafızlar algılarda yeşil belirir. Daha derinlere inmeye cüret etme, yeşil inden baktığın krallığımda kırmızı çicekler açarken toprağımın siyahında boğulursun.
Bana bakışında gökyüzü vardır, sana bakışımda ise toprak.
O gökyüzü ağaç darbelerinde, hükmü dallara sarkmış
O toprağa yaprak dar pelerinde, hükmü köklere salmış.
İşte biz böyle kavuştururduk koca kainatı, yüzüm büyüne kapılırdı.
Bir büyüdür aklanırdı yüzüm üzüme baka baka.
Geçmişi yüzüne dönmüş birini
gölgesinden tanıyabilir miydi halemdeki paranoya?
Gök, yüzüne bakarken kar ne renkti?
Yüzünde kar arsızlık tuttu.
Komik kafa tasları içinde değirmenler dönmeye devam ettiği müddetçe bu kafa kuru kalmaz. Kelime yerine sözcük, harf yerine sözcük-cük öten kuşlar çüklerinden gagalanacak ve dalgayı terslerinden görecekler. Can acunda, çiçek açan bir ruh tur avucunda. Acın gerçek, yaradan kanamaz. (O’na) Kanar, nereye kadar bu kadavra ve kaç tur atar damar içinde kızıl muhafızların beynindeki kuşlar? Yer beni çekimi anı dolu fotoğrafın gönlümdeki ağırlığı, gönlündeki sağırlığı.