Mutlu Aile Tabloları

Çağrı Topsöken

 

 

Ve yine bir kadına çalıyor gökyüzünün rengi
Tutanaklar tutuluyor altı ayda bir
Sarraflara çöküyor yoksul pusarık
Ardımda yılgınlık, üzerime titriyor genç yaşında bir zenci
Dervişlerime su, beynime ur
Koynumda yıldız pullu yılanlar göğsümden akan mahşerle besleniyor.
Ne kadar yaşıyorsam o kadar intihar
O kadar mağrur sevdam,
kamışlara solgun sakalar iz bırakırken,
içime düşürdüğüm sıkıntı
Lanet bir geleceğe pars sızlatan ormanlarımı
Düşünsene;
Her evde var mıdır sence mutlu aile tabloları
Sıvası düşmüş duvarı işgal eden
tank göğüslü çocukların parmak arası yalnızlıklarında mı
Sivilcelerini mayın zanneden sevgilisinin dörtnala
Güneydoğuyu turlamasında mı bana bunlardan bahset
Ve sonra yine çal dut rengine
Ahenk ile berbat, sevgi ile serap
Hayat ile akislerine su çarpılsın, suya aşık ol

15

Geceleri şeyhlerim tarafından budan
Budan ki, dünyayı genişlet
Dünya çok dar, meydan suç, pankart yasak
Yaşamak ise, samanlıkta fitne aramak
Esirlerimi esirgeyip,
dudaklarına kırmızı tonu veren nesneyi
Aramak... bulmak...
Her günahı elma sanıp doruklardan cennet koparmak..
İşte böylesine geçiyor,
gökyüzü bir kadını anımsatıyor uykularıma
Sarraflarda geceleri altın, sıcak ekmeğe dönüşüyor
Borsa boranda, pas kuzda işlemiyor demir
Hamile bir kadın, meçhul mef'ul tarafından azarlanmakta
Su kayayı yontarak, eve dönüşümü
Pespaye bir yazgı tarafından hesaplamakta
İhanet doğuyor, içime doğru bükülsem balkonlarda kangurular intihar ediyor..
Suyun sesini dinlesem suya dinsem
Suyla haşır neşir olunca vaciplere darılmaktan
Gülüşünle duvarlara mutlu aile tabloları çakmaktan
Gecelere suskuyu, sabahlara porsuk bir gururu sağlayarak,
yüzün gökyüzü ile sürtünmekten sana vakit ayıramıyor..
Bir kez daha keder diyor işte tiratlarda hamletin forsu
Ben ise sesini izliyorum uzaktan.
Mesafelere olgunca yaklaşarak, uzakları ayaklarından ısırıyorum..
Bizdeki aşk değil;
Mesela ben ne zaman susasam aklıma deniz geliyor...

16