Kaderin Övgüyle Yıkandığı Zamanlara Mektuplar II

Semih Bozkurt

 

 

"Pues el que no está contra nosotros, por nosotros está."

Yer çekimsiz her hatırada kulaklarını hırpalar doğmamış heves sarısı. Otların sarardığı yerde güneş, kurşunun değdiği yerde kalır heves-vese, Nars, Nas vesaire hamd etsin din ve şaire.

Elin her küçük geldiğinde bir eldivene, bir duaya ya da başka bir ele
Yüzünde belirmeye yüz tutmuş her gülüşü benim sesimle ver ele.
Yaslanmak belki de bir omuza, tek ihtiyacımız olan.

Dudaklarım! Yan, akları allaşsın
Memelerinden salınan sütyendi beni.
Galaksimden sapmış gezegenler DNA küskünü
Kuş kanı kılıçsız, kınanır sap kını, kaç küs günü.
Astronomim pasaklı sihrim sen sil kuşkunu
Kaydır aklı gök kuşatsın köşkünü.
Ayak izm’lerim silinmez sesim Nars gezegenin sürgünü
Öpmezsem haklı çıkar, zaman
Dudaklarına benden sür günü.

28

Gün eşim sarıl bana,
karar verir rengine gözlerim ve yeşilimden fotosentezlerim.
Sen temize çek müsvedde kalmasın nefesim.
Ne anlar geçti kim ne anlar?
Gözlerini kapattığında da beni görür dün
Gözünden düştüm rüyalarında.

İnançtan önce son soru hafıza, hafıza gidik, kalbin kayıp, ruh’un ufak. Muhafaza edemediğin ruhuna olamadığım için muhafız, hafız ihanet etti hafıza.

İnkâr edersen dilin dönmez ve kar iner.
Umut melektir, elekten geçince ay ışığında unut'ulur.
Gözyaşlarımda boğulduğun her bir mili tanı.
Sen gülünce gölgende kalırım yak ışıklılığımı.

29