Yeşilözlüpınarların kapladığı gözüyaşlıboşluğu aldın, tarih öğreticileri saklarken yıkıcı güçlerini putlarımın. Durakları durmak bilmeyen yolcuların varışı ile kutsanır günahsızlığım, yıktığın putlar vasiyetlerini haykırırken sessizliğimize. Karanlık bir varoluş gibi doğdun, düşük yapan tohumların rahminden.
Tarih toplumlarımın destansı yalanlarıyla söylenegelmeyecek, bizzat ağzımdan çıkacak dilinden düşen kelimelerle. Ve yanmayan tek şey vicdanlarımız olacak, doğurgan ıslaklığına boyun eğen kıvrımlarımızdan.
Kıvrımlar çocukluğumuz.
Kıvrımlar kalemsiz amel defteri.
Kıvrımlar ibadettir üryan.
Seziyorum, tapınaklarının kubbesini örten lacivertlikte gözü nazar peşinde. Tekerrür avucumun içinde yeniden yorumlanıyor, işte siz bunu göz ardı ederken me'yi dört gözle çarpan muktedir onun kıvrımlarında dolanıyor.
Me
Me
Ve şu bilinmelidir ki memelerin ürettiği sütün tadını yediğiniz şeyler veriyor.
Putlar gerçeklik taslayacak yeni yerler aramak zorunda kalırken, dağlar sıralanıyorsa,
Tarihçiler coğrafya derslerinde de sevişmek durumundadır.
Dinsel şölenleri bayrama çeviren tarımsal devrim, kıvrımlarında yaptığım keşifle diriliyor. Onunsa ulağından aldığı haber bir kulağından girip diğer ulağından cinayetler ve cinnetler çıkarıyor. Tarih kitapları buna devrim diyor, coğrafya kitaplarıysa dağlarda tüten dumanda putlar boğuyor.
Ba
Ba
Ve şu unutulmamalıdır ki batan dinlerin putlarını hep babalar boyuyor.
\ey kıvrımlarında tarihe yeni sayfalar ekleyen kişi!
Bilip de yedim deme -Adem bilmiyor muydu yediği varoluş elmasını?
Unutmadım da, inandım deme -peder bilmiyor muydu şizofreni belasını?
Sayfa 13 yükleniyor…
/ey kıvrımlarıyla tarihe yeni sayfalar ekleyen kişi!
Modern dinler yazalım deme -kader yazısı okuma bilmeyenler tarafından yaşanıyor.
Dikilmemiş fidanlara su vereyim deme -dünya yokoluşun pınarlarından yaşlanıyor.
\ /
Tabiri caiz rüyaların gerçekdışıçağrılarına kulak asma.
Mübaşirlerin görmüş-geçirmişlikleriyle ahkâm kestiği dünyada,
okuma bilmeyenlerin adalet masasına oturma.