Ozymandias Dikenlerinin Kanattığı Tanrı

Nafizcan Önder

Hep böyle çirkin miydim?

Su yüzünde aksim duruyordur şimdi,
Ben korkuyorum açmaktan gözlerimi
Silinmiş midir sahiden parmakların elmacık kemiklerimden?
Sensizlikten
       ve sonsuz çirkinliğimden korkuyorum.

***

İki genç Tanrı oluyorduk seninle her gülüşümüzde.
Gülmek,
     Yenik düşmemesi dudaklarımızın yerçekimine.
O günlerde dudakların vardı senin,
Dudaklarında lirik boyalar
Ve gözlerinde herkese haddini bildiren
Ozymandias çiçekleri sergilerdi rengini.

Balıkgözü kamerada bi hatırayız şimdi.
O günlerde
İki genç Tanrıydık seninle.

***

19

Sayfa 20 yükleniyor…

Suretin parmak izlerinin paraleline nakş edilmiş
Sürreal bi tablodur yüzümde.
Hoşça kal diyorsun bana
Dilinde Ozymandias dikenleriyle.
Bilmiyorsun.
Kalmak hoşça bi sıfatla anılamaz.

***

Nefes alıyor muyum?

Adını bilmediğim sokakta kaybettiğim
Gözlerinin ve lirik boyalarının izlerini arıyorum.
Tanrılardan birini aciz bıraktığın dramatik bi film bu.
Dinamitler yüklü bi sokakta
Senden geçmiş yeni gözler buluyorum.

***

Senin dudaklarını kaybetmeden önce
İki genç Tanrıydık seninle.
3. çift göz hikâyede gizli özne.
Bugün
Öğrenilen geçmiş zamanın çaresizliği.
Neden nefes alıyorum?
     Nasıl soluyorsun o gözlerde?
     Hayır hayır!
           Hep böyle çirkin değildim.

21

Güldüğümüz günler vardı bizim.
                       Ve iki genç Tanrıydık seninle…

***

Su yüzünde dudakların kayıp.
Parmakların, başkasının yasak kemiklerinde.
Sonsuz çirkinliğim korkutmuyor beni
Sonsuz sensizlik kadar.

Neden nefes alıyorum?
Neden soluyorsun o gözlerde?


Hoşça kalamıyorum.
Dikenlerin kanatıyor ama
                   gidemiyorum.

22