Sevdiğine bu kadar yakınken,
bu kadar uzak
Susamış denizcilerin,
Önünde koskoca bir derya varken bir yudum içememesi gibi.
Oysa ne kadar şehvetlidir su,
ne kadar zordur karşı koymak.
Sesi, deniz kabuğu gramofonlardan gelen
serin, tatlı bir ezgi
Hevesli denizcilerin hızla demir alması gibi kendine çeken,
Denize atılan taşlar gibi içimde büyüyen.
Teni bembeyazdı.
Geceyi kıskandıracak kadar beyaz.
Yıldızlı gecelerde en parlak olanı gibi.
Kanımda med-cezirler yaratan.
İşte denizle henüz karşılaşan miço, öyle bir deniz kızına aşıktı. Yüzme bilmeyen için tehlikeliydi deniz. Ve lostromonun kırbacı kanlı intihar. Ama yalnız miço, ıssız adasında, yüzme öğretecek deniz kızını beklerdi.
Sayfa 25 yükleniyor…