Geride kalmış iri günlerin birisinin irisinde parlayan ayaklarım yürüyorsa böyle yine ırsî bir yolda geriye Yani kimsesi yokmuş gibi yani zaten kimsesiz iki ayağın zarafetiyle nerede deniz görse dalgasına karışarak nerede deniz görse kumuna yapışarak
Sayfa 7 yükleniyor…
nerede deniz olan çok şey varsa orada olan çok şey olarak yürüyorsa deniz ki aşık olduğum ve aşık olmadığım pek çok şey olarak uzanıyorsa dünyaya çıplakça ayaklarım sürükler beni yine felakete açıkça. Felakettir dalgalı denizler, bunu tüm ayaklarım iyi yürür çokça –ah ırsî yanı ayaklarımın ben zaten iki olan biriyim ayakları dalgalı denizlerin kıvırcık olur kumları kıvırcık kumlarınsa yok olur adımları –adımadımadım adımımın aidiyeti sözsüzdür, bu sözsüz bir ayetidir adımın biliyor musun, hatırlamıyorum adımı nerede unuttuğumu. bir yerlerde duymuştum sanki fısıldandığını ah denizim adım benim neydi? –affet ya da boğ beni sayıkla adımı Ben aşık olmak için çok tuhaf yolları yürüyen maharetli biriyim. ayaklarım benim çıplak, kimsesizliğin zarafetiyle yürüyen ayaklarım ah diyerek içime kazınmış tüm güzel şarkılarını ve vah ederek kimsesizliğin tüm mimarlarını irene çiçekleriyle denize bırakan maharetli biriyim. Duyulsun isterim dağların güney yamaçları tadı damakta kalmış şarkıların viran suretidir Ben aşık olmak için çok tuhaf yolları yürüyen maharetli biriyim bu yüzdendir.
bir kız doğursaydım adını gila koyardım güney yarım kürenin bir sevgi yaşatsaydım adı olurdu take care sıradağları damakta kalmış bütün şarkıların tadını şimdi senin için çalıyorum dalgalı koylarına, kıvırcık koyuna bir rüzgar gibi üflüyorum ölümcül kokusunu irene çiçeklerimin. Benim en kötü huyum olur olmadık yollarda unutmaktır adımı hatırlamıyorum adımı nerede unuttuğumu güzel kızımın güzel adının güzel kokusu gibi deniz ki aşık olduğum ve aşık olmadığım pek çok şey olarak uzanıyor dünyaya açıkça tüm koylarına ayaklarımın ya da tersine çevirip adımımı –veyahut altında duran dünyayı ayaklarım yanaşıyor tüm koylarına bir kızımız olsaydı adını ben koyardım gila olurdu –söylemiştim bu şarkıyı bir sevgimiz olsaydı adını sen koyardın take care bana uygun –dinlemiştim bu şarkıyı bana adımı sen koyardın, ama neydi benim adım? sen anımsardın onu –o bulamadığım şarkı benim adımlarım güneş kokulu yolların esrarengiz adlarını sayıklarken ah kıvırcık kumların avuçlarımdan dökülmüş ayaklarıma kimsesizliğin zarafetiyle yürüyen ayaklarıma geride kalmış iri günlerin birisinin irisinde parlayan
ayaklarım yürüyorsa böyle yine ırsî bir yolda geriye Yani kimsesi yokmuş gibi yani zaten kimsesiz iki ayağın zarafetiyle nerede deniz görse dalgasına karışarak nerede deniz görse kumuna yapışarak nerede deniz olan çok şey varsa orada olan çok şey olarak yürüyorsa adımı bana sen bağışla, beni de sen bağışla çıplakça uzandığın ayaklarımı çekerken kıvırcık kumlarının yamaçlarına. gel unutalım ırsî ne varsa, kızımızın adı olsun gila gel unutalım irisini geçmişin, sevgimizin adı irene olsun –you’ll take care of it benim adım, anımsıyor gibiyim adımı nerede unuttuğumu adım, “denizde yürümektir her adımı” kumlarında joker saprofit
Sayfa 11 yükleniyor…