Teselli Sineması

Samet Pehlivan

 

 

-Seni çok çok çok seviyorum Ersen!
-Sağ ol aşkım.
-Ne iyi akıl ettin de bu filme geldik. Kaç zamandır dışarı çıkmışlığımız yoktu.
-Güzelim iyi ettim, iyi ettim de keşke başka bir saate alsaydık biletleri.
-Aaa! Niyeymiş? Akşam seansı işte Ersen en güzeli.
-En güzel sensin aşkım.
-Ehihihi! Hayvan...
-Neyse, hadi gel aşkım şöyle arkaya bi yerlere geçelim. Sakin sakin izleriz filmi, ha?
-Ersen olmaz öyle şey. Aldık ya orta sıradan biletlerimizi. Yerimize geçelim işte. En güzel oralardan izleniyor.
-Hayatım, ben orta sıradan izleyince filmin içine düşüyorum. Sonra ani ses efektlerinde korkuyorum.
-Ahaha! E yuh yani Ersen. Kalıbından utan. Romantik komedinin nesi seni korkutsun?
-Romantik mi? Eyvah! Abim beni doğrayacak.
-Efendim Ersenciğim? Anlayamadım.
-Ava giderken avlandık diyorum canım.
   ...

17

-Ersen kapat şu telefonunu artık! Neye bakıyorsun öyle durmadan? Filmi kaçırıyorum.
-Stuttgart’a bakıyorum aşkım.
-İyi, güzel, bak sen bak. Bir kere gelelim dedik şu sinemaya, senin yaptığına bak!
-Aşkım yapmadıklarıma bakıyorum şu an.
-Filme dön!
-Ahh! Gol. Ptüh! Gol oldu işte.
-Ayağa kalk bağır bir de Ersen! Allah’ım romantik gerilim oldum şu anda. Kovdurtacaksın bizi!
-Aşkım Stuttgart attı ya... Vallahi kovmasalar da bir daha gelmem zaten. Orta sıralar çok sıkışık, insanlar bize bakıyor gibi. En arka sırada oturacaktık biz. Oh mis!
-Ersen yeter! Burnumdan geldi artık. Geldi! Ne olucakmış arkada oturunca. Nesi varmış arkanın?!
-Bir teselli ikramiyesi. Belki bir amorti. Kazı kazandan çıkan iki lira gibi. Son dakikada gelip, beraberliğe hamd olsun dedirten gol gibi şu anda arka sıra.
-Monolog saçmalıyorsun Ersen, anlamıyorum seni fısır fısır... Ben kalkıyorum gına geldi artık!
-Peki madem. Ben de geliyorum.

   ...

-Ersen ne oluyor allasen? Neyin var senin? Sinemaya da gideceğiz dedin. Mutlu ettin. Şu yaptıklarına bak.
-Aşkım kusura bakma gerçekten. Ben biraz gerildim de.
-Ne oldu da birden gerildin Ersen? Anlayamıyorum. Filme

18

geldik geleli saçmalıyorsun. Yok Stuttgartmış, yok gol olmuş, orta sıralarda korkuyormuş.
-Canım benim, kendi kendime söyleniyordum işte.
-Yok ben anladım ama şimdi. Sen yine bahis oynadın kupon tutmayınca da huysuzlandın filmi baltaladın.
-Aşkım dur hele! Vallahi bahis oynamadım. Esas mesele de o zaten. Off! Abim sıçacak ağzıma!
-Ersen?! Son kez soruyorum. Ne oluyor kuzum? Düzgünce anlat lütfen. Çok yoruldum.
-Hayatım, abim Stuttgart’a basmam için elli lira yolladı.
-E niye kendi basmamış da sana bastırtıyor. Tövbe tövbe...
-Aşkım o anlar öyle işlerden. Bir koy beş al meselesi. Ama ben bahis oynamayıp sinemaya bilet alınca hem beş alamadım hem de...
-Yaa... Salak Ersen... Çok tatlısın aşkım. E madem bilet aldın, filmi niye izletmedin Ersen? O para şimdi hepten boşa gitti.
-Orası da varan iki işte aşkım...
-E anlat o zaman, hadi?!
-Ben, yani, dedim gibisine zaten aşkım, sanki, hani orta sıra bana dar gelir... Arkalar dedim... Ferah ferah, otururuz film bakarız... Aşkım, yani dedim söyledim işte ya!..
-Ersen! Yirmi beş oldun Ersen! Sinemada arka sıra sörfü lisede kaldı Ersen!
-Aşkım, ne yapayım seviyorum. Heyecanlı hem.
-Ben de seni seviyorum Ersen. Sen bahis oyna. O da heyecanlı Ersen.

19