Son Buluşma

Samet Pehlivan

 

- Canım kardeşim! Geldim ben... Evet, evet! Seni bekliyorum... Aynen, kuzey kapısındayım... Var, aldım bileti oğlum, sen neredesin? Bilet kuyruğu mu? Allah seni kahretmesin Ersen! Hani ayarlamıştın bileti... İyi abi hadi bekliyorum o zaman...

***

- Kardeşim hoş geldin! Nerede kaldın ya?
- Geldim biraderim, geldim.
- Oh iyi, iyi. Hallettin mi bari bilet işini? Biletim var demiştin, ben de erkenden ayarladım oğlum.
- İyi yapmışsın canım kardeşim. Ben de şimdi hallettim işte bir sıkıntı yok.
- Mis gibi... Hallettiysen müthiş Ersen’ciğim. Aman dedim ya beraber izleyemeyeceğiz diye... Çok kalabalık oğlum. Şu millete baksana...
- Vedat.
- İpini koparan maça gelmiş. Ama taraftar bu işte be Ersen...
- Vedat...
- Çoluğunu çocuğunu alıp geleceksin maça. Beraber izleyeceksin. Hem bu maç çok önemli maç. Dananın kuyruğu kopacak bugün.

14

- Vedat!
- Ne var lan, ne var? Bir moda sokturmadın adamı ağız tadıyla. Vedat da Vedat, Vedat ne Vedat he?
- Kuzey Üst'e bilet kalmamış birader. Ben de Güney'den aldım.
- Nasıl bilet kalmamış?
- Kardeşim durum felaket. Etraf yıkılıyor, görmüyor musun? Bütün şehir, cümbür cemaat maçta. Bilet mi kalır birader?
- Lan ben bilmiyor muyum kalır mı kalmaz mı? O anlamda mı soruyorum ben sana? Kafa buluyorsun benimle.
- Kardeşim ne kafa bulması? Kuzeye bilet kalmamış diyorum.
- Anladık! Hani ayarlamıştın Ersen biletini. Beraber girecektik.
- Kardeşim ayarladık ayarlamasına da satmış gişedeki tanıdık bileti.
- Rezervasyonla mı çalışıyor kardeşim stadyum önündeki gişeler. 2. Lig lan burası.
- Ne bileyim kardeşim? Adam tama maç günü gel al deyince...
- E neden satmış bileti o zaman?
- Adam meğer erken gel al anlamında söylemiş. Maça bir saat kala da satmış bileti.
- Ersen ben iki buçuk saattir burada, biletim elimde, seni bekliyorum. Ben de maç günü aldım biletimi Ersen. Senin önceden ayarladım dediğin bu mu? Belki de bu bilet senindi, bana senin biletini sattılar. Böyle iş mi olur Ersen? He?
- Birader merak etme sen, halledeceğim ben. Sakin ol...
- Ne yapacaksın, bilet mi takas edeceksin bekârın biriyle?
- Güzel fikir! Ama değil biraderim.

15

- Güzel fikir diyor ya! Lan oğlum, takas edecek adam neden bilet alsın? Gider diğer kale arkasından alır. Allah Allah...
- Neyse!.. Kardeşim dinle, soğukkanlı olacağız. Turnikeden sıvışmaya çalışacağız. Biletleri zaten yarım yamalak kontrol ediyorlar. Göz ucuyla bakıp, yırtıp atıyorlar.
- Ersen, tadımı çok kaçırıyorsun Ersen...
- Hadi, hadi, hadi dal kuyruğa... Güven sen kardeşine.
- Evet beyler! Buradan alalım sizi, kolları kaldıralım. Yabancı madde yok değil mi? Biletler hazır mı?
- Hazır abi şööyle...
- Buldum! Yabancı madde sensin! Ahaha... Kardeşim bu bilet Güney Alt. Yanlış kapıdasın. Sen arka taraftan gireceksin... Evet, sıradan alalım! Biletler hazır olsun lütfen!
- Abi nasıl olur? Gişeden yanlış vermişler, bak arkadaşla geldik, sal bizi be abi! Ha?
- Evet, hanımefendi siz de buyurun böyle...
- Ersen! Neler oluyor Ersen? Ben girdim...
- Birader bu plan işe yaramadı... Gidiyorsun birader...
- Gidiyorum tabi oğlum, maç başlayacak...
- Vay arkadaş! Geç birader, yer bul ben geliyorum. Senin tavsiyen daha iyiydi...

***

- Alooo!
- Alooo?
- Alo Vedat? Duyuyor musun Vedat?

16

- Neredesin Ersen. Girebildin mi?
- Tam karşındayım kardeşim. Kimse takas etmedi, ben de Güney'e girdim hemen. Ne yapayım?
- Bir şey yapma Ersen! En başından beri iyi bok yedin demek istiyorum sana. Ayrı gayrı izleyeceğiz maçı sayende.
- Öyle deme kardeşim, Vedat... Ayrı gayrı olur mu? Karşılıklı maç izliyoruz işte şurada, fena mı? Hem telefonla da konuşuyoruz...
- Ne konuşacakmışım lan seninle, maçı izlemek varken?
- Vedat deme öyle şeyler!..
- Seninle tribüncülük oynayan aklıma tüküreyim ben.
- Sus! Laf etme o güzel günlere!
- Biz seninle ayrı tribünlerin insanlarıyız Ersen!
- O lafı etme Vedat!
- İyi seyirler Ersen...

17