Çok Tanrılı Dünler Gezegeni

Melis Erdoğan

 

Gururu devrik bir cümle kazındı aklıma.
“Dünyanın kendim etrafında dönüşüyüm ben.”
Her gece sahneye yıldızlar çıktığında,
Galaksinin çekimiyle şaşıyor bütün dengem.
Dünyanın genel hatlarıyla medeni sanılışıyım ben.
İbadetim resmedilmiştir rastık bulaşmış parmaklara.
Ama esas, kılıç kalkan kükremesiyim kanla sona eren.
Dünyanın yıllardır yonttuğu yollara seyyarım ben.
Kaos ile fikrin selameti arasındaki o ufacık nokta.
Sıkı sıkı tutarken tökezleyip yitirdiğim, haybeden.
Dünyanın sırtladığı tüm kayıpları yetim bırakmaya,
sadece bir otobüs yolculuğu mesafedeyim ben.
Evet, binlerce ağrı yeşeriyor umutlarımda;
binlerce sağır kalıyor, yüreğimle işitip geri kalkıyorum ayağa.
Dünyanın bir türlü kavuşturamadığı iki kıtayım ben.
Tüm eylemlerim engelleniyor aksiyom bir ablukada.
Ve buna inkâr gibi uçuşu keşfediyorum, yeniden.
Bir sevgili vedası,
bir nikotin sevdası,
bir vefa katliamı,
bin asırlık alevağacı.

14

Ben, dünyaya en az kendi kadar hacimli bir sancı.
Ben hem dünyayım, hem de dünyaya yabancı.
Bir sigara molası,
film arası,
okul sonrası,
“İyi geceler” mesajı,
“İyi ki varsın” Mart’ı,
yek sevenlerin sızısı.
Evrenin ufkundan düş bir tekne havalandı,
ve tüm martılar kıyıda kaldı.
Ben bu dünyanın gece vakti sanrısı,
Ve ben dün-yarın döngüsünde bir bugün kaybı.
Dünyanın yaratıldığı günden beri, insan adlı kasırgayım ben.
Tüm duygu ve düşüncelerin bir beden içinde inleyen ıstırabı.
Çok eksi hiç’li bir denklemin bilinmeyen elemanı.
Göz önünde dikilirken yok sayılan, ceffelkalem.
Kendi eserine hayran olan bir nazariyatçı.
Ben tüm dünyayı duyabiliyorum kendime dönüşürken.
Ve devrik bir cümle, gururunu aklıma kazımaktan kaçınmadı.

15