ben en kırgın bir çocuğu tutuyorum
bir silahlı hüznü
hallacın dediğini yani
onu değil, uzun gecenin savaşından
sonunda yanınıza vardı
uyku kavradım el tuttum
tütsüler yaktım onun için
bir suyu alıp kaplumbağa çağırıyordu
ki adımlarımız yavaş, öl olsun
ben en kırgın bir çocuğu
yalnız yerinden tutuyorum
hey senin gibi uyku
olmaz olsun
bir anti-nuh çağırıyorum
vay diley vay dileey
seni serin yerlerinden
bir boğuşmaya doğru
ikna ediyorum
anti-nuh
hem bir dağın yanına öteki -sonra bir daha
olur da izin vermezsen
iznini soran kim anti-nuh
işte o göğün içini kendi tufanımla
kan istemiyle yatışmakla doldururum
durdurulamam
ben içindeki / gökte boğulan / bir çocuğu tutuyorum