VII
her şeye yeniden bakmak için
değiştirdim gözlerimi:
Geçimsiz günün hıncı burada
muştuları dilimleyen bolluk
söğüdü sığda boğan ayna
hepsi burada, partal bakışlara
sığınan gül
gemini ısıran yılkı
sulara derinlik veren bahar da
Burada
gecenin köklerinde, suyun gözlerinde
akarsuların sabırsız yataklarında
omuzlarında dağların, kokunun boynunda
çiğneyip tükürdüğü sessizlikte gecenin
kentin ağrıyan eklemlerinde
dinlenen heceler uyandı
bir çığ gibi düştüm eşsizliğime
VIII
aşağıda
kentin düzenli mahşerinde
herkes ulak yolluyordu sana
kendini bir sonsuza eklemek için
çırpınıp duruyordu herkes
önce kendimi çağırdım
çarpıştım
kendimle
madem yoktu tanrı
bir allah istedim niye
niye beğendim aynayı
ne dedim az önce
sende niye arındım
anlamın boynunu vurdum
neyi dilde arayıp bulamadım
neyi reddettim
ne yalanlar söyletti bana ölüm
Ölüm
oylumunda yağmur kuşları
topal yasalar, yerçekimleriyle
gövdemde kaleler yıkan veba
ışığa aydınlık veren havva.
IX
Nasıldı
arzunun en sefih sularını soludum1
sılam dediğim ovalar aradım
oradaydı atların süvarisiz düşü
saydam bir göğün altında çadırları
birbirini ören insanların yaşadığı
kendimden kurtuluşum oradaydı
oradaydı çarmıhımdan tutan simon
reddi sonun ve başlangıcın
o yitik balı, düşteki gerçeği
ayaklar altında aradım
şiirin yoktu hakikati
heykelimi yıktım
şarkıların vergisini okudum
1. ara gazel
insan kendini içine ittiği göğün
kanatlarını kırıyor bilmeden
hangi tufanın nuhu olsa
sesleniyor kendine karşıdaki tepeden
arzunun bulandığı yerde
bardaklar oyuyor yağmurdan
yetmiyor içindeki uyum
dışındaki kafiyeyi düzeltmeye
oysa ne varsa, makta değil
maktulden
2. ara gazal
günün demiriyle çarpışıyor
öpüyor günü parçalanmış ağzıyla
gülşeninden geçen saba
yorumlar vermiyor aşka
bir suyu alıp adıyla başlıyor
bir suyu alıp adıyla
her gazel eylemi iter
ama yekinir dönüştüğü ceylanda
hüseyin işte güzel işte arzu
işte elimin gölgesi avcumda
1: İki dize de Neruda’nın Canto General’inden; "Şair" adlı şiirden.