O Sabah ve Sonraki Sabahlar

Tuğçe Temür

 

Oysa o sabah dünyanı en azından benim dünyamın en iyi sabahı olmalıydı. Mutluydum üstelik hayatımın sayılı gerçek mutluluklarındandı. Değil miydi? Ben mi öyle hatırlamak istedim? Evimin kapısını kapatırken kıyamete gittiğimi bilmiyordum. Henüz hayatın kendi kararlarına göre hareket ettiğini fark etmeyecek kadar toydum. Ham bir meyve gibi buruktu tadım. Öyle ya da böyle hayatın biçtiği rollere verdiği kalıplara sığmayacak kadar dik başlı ve ümidi olan bir gençtim. Büyümek o kudretli olay büyümek umudu kaybettirmiş bize. O umudumuz olan gençliğe bana ve daha yüzlercesine kaybettirmiş hayat.

Hava nasıldı o sabah? Ben hatırlamıyorum tıpkı birçok noktasını hatırlamadığım gibi havayı da hatırlamıyorum. Sanırım sonbahardı. Tüm o hüzünlü sonbaharlara inat bana ilkbahardı o sabah. Ömrü sonbaharlara bıraktığım son ilkbaharımmış. Aslında şimdi baktığımda iyi ki yaşanmış dediğim olmasına sevindiğim bir sabah. Yıllarca acılara uyandığım sabahım. Ömrümün miladı son sabahım. Son kahvem ve birçok sona ev sahipliği yapmış ömrüm.

Neresindeyim hayatın? Kaç nesil tükettim? Neden bu kadar sessizsin? Adım ne demiştin tatlım? En son hatırladığım şu

29

küçük odada birlikteydik ve sen asla somurtmazdın. Kimdin sahi? Niye yıllardır beraberiz.

O sabahtan hani tam olarak ne olduğunu bir türlü hatırlayamadığım sabahtan çok önce bulmamış mıydın beni?

En son o sabah mı konuştun? Ne oldu o sabah? Hayır, sen olacakları sezmiş ve çok öncesinde susmuştun. Ben seni terk etmek istediğimde susarak kalmıştın yanımda omuz başımda. Ben seni görmezden geldikçe şeffaflaştın. Oysa en çok o sabahın gecesinde ihtiyacım vardı sana. Sen de orada mıydın? Hiç hatırlamıyorum. Belki de ilk ve son kez o gece gittin sen bile dayanamadın. Geri gelişini hatırlamıyorum. Yoksa hiç mi gitmedin? En şeffaf hali o geceye mi ait?

Birkaç şarkı var anımsadığım. Hissetmek gibi ne melodisi var ne sözü sanki vardı da ben unutmuşum gibi. Bizim şarkımız var mıydı?

Bundan sonra sana dilsiz diyeceğim. Sahi bir adın var mıydı? Yoksa onu da unuttum mu? Ne çok sordum. Konudan da saptım iyice. Sabahı anlatıyordum ama alelade bir sabahı değil benim içine güneş doğan son sabahımı. Kimse görmedi beni o sabah ne de sonraki sabahlarda. Aynı sen gibiyim dilsiz dostum şeffaf. Oysa zor olmamalıydı görmek, fark etmek. Görülmek için az şey de yapmadım aslında. Gerçi ayrı bedenlerde bol aynı hikâye değil mi? Kadın olmak. Var olmak. Biri olabilmek.

30

Ama söz veriyorum dilsiz dostum unutmayacağım ne o sabahı ne ötesini. Sahi adım ne demiştin?

31