Bir öğle güneşinde
Sıcak nisan günlerinde
Mavide bir cigara içerdin
Dumanı masmavi gökyüzüne doğru.
Ben sana ateş bulurdum
Cigaranı yakardım
Sana en tavşankanı çayı getirirdim
Hep üç şekerli.
Daha sakalın çıkmamıştı çocuk,
Yerlere tükürürdün aldırış etmezdik.
Sen biraz da cahildin aslanım, saftın
Yarım kalmış bir delikanlıydın
Mesela İngilizce bilmezdin
İngilizce bilseydin İngilizce söverdin
İngiliz gibi söverdin.
Ve sen birayı da pek sevmezdin aslanım
Zaten sen bir kadından başka neyi sevdin?
Sana yarım kalmışsın dedim ya
Sen bazen de tamlanırdın aslanım, büyürdün
Büyüdün de,
Büyüdün bir kadın sevdin
Hep sevdin ama hiç sevilmedin,
Lakin bu senin bedbahtlığın değil
Kaderin merhametsizliğidir aslanım.
Seni şehir şehir dolaştıran;
Bir tiran kıvılcımıydı kalbinde.
Gidebildiğin kadar doğuyu,
Varabildiğin kadar batıyı düşledin.
Düşlemekle olmadı;
Didindin, çırpındın
Uğruna şiirler yazdın
Özgürlüğün ağladı takıntılarına
Kimse duymadı çığlıklarını
Ya duymazlıktan geldiler
Ya da göstermedin kimseye zayıflığını.
Hem sen pek de güçlüydün aslanım
Alışkındın özgürlüğe
Kimseye bağlanmadın;
Vefasızlara da bu yüzden hayrandın.
Seni sen yapan her şeyi bıraktın
Kadınlar vardı kalbinde
Bir kadında vücutlaşmış kadınlar vardı
O kadınlar çam ağacı gibiydi
Kökü kaynağı hep belliydi
Bir savaş nidası çığırtkanlığındaki sevdanı göremez
Sessizce tebessüm ederlerdi.
Belleri ince, yürekleri şişmandı o kadınların
Seni sevmek konusunda biraz da hantaldılar.
Her şiirin doğurduğu bir şiir vardı gönlünde,
O şiirleri, âşık olduğun o kadınlar büyüttü
Ama bilirim;
Şiirimiz biraz da öksüzdür aslanım
Ana sütü emmemiş hiç
Hep nankörlüğü öğrenmiş.
Zaten bu topraklarda yaşayan nasıl nankör olmaz ki?
Artık dertlenemiyorum bile aslanım.
Sabah saatleri her yer ıssız olurdu
Gün kuş sesleriyle başlardı ağırdan ağırdan
Sayıyı tamamlamak için sokaktan simitçileri toplardı polisler
Bilirdim
Hiçbiri geri dönemezdi
Hepsi ölürdü gevrek gevrek
Kırk yıllık bir Ağustos’un ardından
Eylül bize kaybetmeyi öğretti.
Sende kalbinin ihtilalinde;
Yenik düşmüş bir delikanlısın
Biraz da yarım kalmışsın.
Ama merak etme;
Sonradan bir bütün olacağız seninle.
Şimdi sana son borcumu da ödedim
Seni unutturmamak için direneceğim.
Karanlığın olmadığı bir yerde
Seninle tekrar görüşeceğiz.
Şimdi o güne kadar büyüyedur aslanım
Büyüyedur!
Büyüyedur ey!