''teras katından aşağı doğru bak
insanlar hala
orda mı?''
I. melodisel
çalar saatimin kayıp bozukluğu
düzensiz yaşantılara çan çalıyor içinden geldiği gibi
II. ruhsal
raflarından gerici ayaklandırmayla indirilmiş kitaplarım
üzüm çürüğü bağışıklıklar yükledi sırtıma
duygusallığıma ölüm halatları bağlayamam
şimdi sen zaten balad civarlarında çoktan geceye balkon kurmuşsundur
bağırmakla yalvarmak arası bi kumsal kadar genişse
biz göl evi alalım göl kenarında,
manzarası bildiğin uzay
bir şeyler yapmazsan son
kötü
iyi olmasından da kötü.
III. kopuş
dolanıklık teorisi
bacaklarını bana doladığında gerçekliğiyle örtüşür
ışınlanmak hayal bile değilken
bilim adamlarının görünmez milyarlarca tanrıdan farkı ne
kaos bulanıklığı bozulana kadar her şey
Karma!
neyse ki rüyaların var
ranzalar arasına tahtakuruları gibi
isim kazımamızı aklına sokan
içgüdüler,
tanrı kontrolünde yüz yirmiyle giden bir araba mı?
virajlar aldım aynı arabada kopuk kollarla
manevra gibi kıvraksa sen ve yol
bütün gece peygamberler ağlar
içimdeki enkaz üstüne çöker
o arabanın içinde konuşulacak konu değildi kadın şairlerin
yokluğu
''hem kadınlar yazar, sorun erkeklerin okuyamamasında.''
tek bir vahiy olmasını isterdim
sadece bana inen
oysa her tarafım kutsal kitap mezarlığı
kitaplara baktım ve ve ve sustum
vahiysiz kaldım
ben kan kadehlerine karşılık kaldırdım
arafa sondan birinci olarak kabul almak gibi
düşes,
balçık havuza düşersen yılana sarıl
havuzda ölen nasıl bir iz bırakır