Çam Ağacı Gölgesi

Mustafa Okan Genç

 

 

 

 

Yitip gidecek her şey
Yani hepsi bunu için mi! deme
Kavgası, tasası, acısı, kahrı
Zaman kendi evlatlarını öldürür hep
Hem kim bahsetmiş ölümsüzlükten,
Anlaşılmamış sonsuzluktan, kanatsızlıktan?
Kanatsız da yükselebilir insanoğlu
Örneğin bir sütun gibi;
Yükseldikçe güzelleşip
İçten içe sertleşmesi gibi,
Çocuğu ölmüş bir annenin
Bir çocuk doğurması gibi
Elinde bir demet karanfille
Yahut bir çocuğun,
Dede evinden kovulması gibi,
Hem çok yerden kovuldum ben

17

Uzun bir süre sevemedim trenleri.
Bir mum söndüğünde mesela
Meram Ekspresi’nde acılarla!
Ağlayamaz tren garları, yataklı kompartımanlar, bekleme salonları
Sadece bir yağmur yağar bazen
En karanlık anlarda çiğ gibi güllerin üstüne
Ağlayamazlar!
Ama ancak ağladığında bir insan olursun
Ayak bileğinden saçına
Ezbere bildiğim bir insan.
Susmakla geçiştirme bunu
Bu hakikati zehirler.

“Beni babamın diktiği bir çam ağacının gölgesine gömün
       -Ölü ya da diri-
   Bırakın da mezar taşım eksik olsun.”

18