Telaşa Mahal

Berk Nursal

 

 

Şehre çıplak basmakla uyanıyor içim
Gülkurusundan denizleri gri kahveleri buhar yapmakla
Bir şehri uygulamaktan geliyorum
Gömleğim kanlı
Dörtnala, bir kadını eksilterek
Denizlerini ikiye bölemedim
Yapmak istediğim her ne idiyse de
Yarım.
Geçmedim tütün tarlalarından
İnmedim içinde güneşi saklayan denize
Etmedim söylenmesi gereken sözleri
Bilmedim!
Yalınayak bastıran düşünceler sonucu
Bu telaş denizinde belirdim
-fısılda bir deniz dağılsın-
Bir zamansızlık ki kendimi hapsettim.
Yalınayak bastıran devrimler sonucu
Saçlarımız ve göğsümüz açıkta kaldı
Varmadığımız her durakta ölüm bekledi bizi
Kabuk bağlamayan yaralarımıza rakı sürüldü

32

-geçmiyordu ya, geçmedi-
Kalkın dendi bize, savaşın
(Yorgun bir kararlılıkla)
Kınımdan çıktım dedim bir kere, ha gayret
Kınından çıktı bilincim
Ama düştük ve Kaçtı uykularımız
Kaçtı derimiz altında durağan her ne varsa
Artakalan boşlukta bir korku peyda oldu
Az sonra öleceğini bilen idamlığın korkusu gibi değil
Ardında her an ölümün olduğunu hisseden
Her an ölmekle yaşayan âdemoğlu korkusu gibi
Yenilmek değil
Yanılmak korkusu bu.
-artık beni eve götürün

33