bi masal ol;
avuçları terleten
bi şarkı;
kalbi kanatan
izlerken bi devin gözlerinden;
acınacak haldeydi Kafka
benim gibi
aynı
bizim gibiydi,
saklanamadı
her şey
or(ada)tada
tam da o anda,
düşünü düşürdü
gözlerden ırağa
kapıyı açtım;
bedenin
isteklerini
gerçekleştiremediğin
o saatlerde,
"üşenmeye çıktım, zamanında dans ettiğim rüyalara"
durdur artık!
ölü bulundu umutlar
kar'a
kan
kusmuş
bütün
o
kuşlar
orada bile ölü!
orasıda;
karanlık,
terli,
tıkandım
makinenin çıkardığı sese isteksiz ritim tutarak,
konuşmaya başladı karanlık;
o masalda görecek mi?
yoksa çoktan bitti mi?
cevaplar kimde?
çıkıyorum şimdi
çıktım
dumanlar
titriyo
ellerim
sanki hiç olmamış gibi
hala daha korkarım
o içinden hiç çıkamadığım,
kindar gözlerin mekanik yağ ile
beslendiği teknolojik karanlıktan
dışardayım artık
yüz yüz'e
telaşı olmayan oyun biter,
uyanırım;
delik olan cebimin
guruldayan karnı ile
üç
gram
peynir
sonra
hep
gülümse!
loş bir akşam, kapattım güneşi
agustos dururken, boşalır sokaklar
ellerime boyası yapışmış;
son sevgilimin
kozmik ışınlar vurur yüzüne
bende doğruldum yeryüzüne;
utanmış mı dersin,
velhâsıl usanmış
düşün!
haykır(!)
federaller
ah o federaller
neydi suçu Nazım'ın,
pamuk yakınken kalkmak yatağından, Vera'ya doğru?
belki budur
düşün!
kesin odur(!)
beynimin içine birazcık da süt tozu
rengi açsın
ben sevmem
kötüdür koyu
derindir koyu..
şuraya azıcıkta "aşk" yerleştirelim
kışın;
acı
güzel
vurur
sokaklara
kıırılmış o saçların;
onarılması kural ihlali!
ne yakışırdı oysa ki..
dalgalanırken:
utanır deniz
saklanırdı okyanus
makas ne kötü bir icat!
pirize taktım düşüncelerimi, geldiğinde uykum
yıkadım yüzümü;
üç şekerli kahve ile!