sırça köşklerde hasret zor
ümitlerim havalanırken gökyüzüne
sigara istiyordu canım çok feci ve ateş yandı
bir müddet eridi mumdan insancıklar
ve aktı damlalar benden mi senden mi yoksa
ılıman iklimlerde hasret zor
isli yağmurlarda ayağın taşa basarken
Anadolu güneşini koklamaya çalışırsan damlalar dolar genzine
yavandır yalınlık çorbasının haşin zaman suyu
ve akar damlalar gökten mi gözden mi yoksa
Kafka mektuplarında hasret zor
bir yaşamperest mahpus satırlarda can veriyor
hiçlikte bir diyalog şansı buluyorum pembe elmacık kemikleriyle
ordayım diyorum algın almaz zaman dilimlerini
pasta mı sandın sen bunu ömürler geçer apansız
ve yaptığın tamamen tutarsız dedin yarın çok geç olabilir
ihtimaller kuvvetle ihtimal ihtimalsizlik doğuracaktır büyük ihtimal rahminden
çünkü tohumu sağlam değil olasılık problemlerinin
çünkü mavi etekler doldu yer yok yalanlardan ve bir fotoğraf pozu için
takınılan yapmacık yüz gerilmelerinden
ellerim terlemedi bir daha gel bak hala kupkuru
derler ki çok kandıran yürekler de
eller gibi olurmuş kayıp zamanlarda
affedilmeden uçtum memleketimden
hatırımı okşar anemon çiçeğinin kokusu
tükürük birikti ağzımda birden
ve aktı damlalar gelinçlerden mi sevinçlerden mi yoksa
yasaklı kitaplarda hasret zor
komünist şiirler okuyorum canavarın midesinde
alevleniyor yetim çığlıklar Las Casas’a cok yakınım
uzaktan uzağa
Latin Amerikalı gerillalar tuzaklara düşüyor
Trakya’nın içki fabrikalarında
ve otobüsler durmuyor duraklarda
martılar yarıyor gırtlaklarını
buluşmak yakın Persephone
karanlıklar kraliçesi karanlıklardayım
ve Las Casas’a cok yakınım
uzaktan uzağa
bir kutu antidepresanla hasret zor
ve akar damlalar gerçekten mi hayalden mi yoksa