yüzsüzlük ana akı(m) içimde, Güvercinleri hep güneye uçan aksak çocuklar bağırıyor yüzüme, Gök nerede? Gök nerede? -Gök nere de, diye öğütlüyor uçurtmalar. Dağlarıyla göğü kuşatan esrik rüzgâr, kâh yolunda kanat kâh yolunda uçurtmalar yoluyor, gök işte her yerim, göknar yolluyor çocuklarını aksak içime, kurt düşürür çocuklarını selluka sıkınca boğazını yalvararak, “bir sözcük, bir söz, bir cümle, tanrım bir peygamber daha çıkana dek” ya da dünyayı tersine çevirip bir peygamber; bir cümle, bir söz, bir sözcük çıkana dek
Sayfa 14 yükleniyor…
son ver gök arar diye tükürülmüş yüzleri cevapsız bırakmayı içine, doğmuş mucizelerinden göğü bulunmazsa bundan dünya mesuldür, yüzünü güneye dönmüş çocukların tek yönlülüğü, esrik rüzgârların yolduğu ya da yolmadığı çiçekli yoldu dağların arasına sızmış göğün yüzünü örten göknar, çıkartamadı uçurtmalardan dökülecek şiiri sapına kadar, güneyden uzayıp çocukların içine doğacak yepyeni bir peygamber bundan, dünya mesuldür.