Kendi koynuma sığmıyorum
sığınıyorum yüzünün ovalarına
boşluğa yeni bir isim buluyorum
birdenbire dolarken yokluğuma
Burası zihnim olmalı
işte burada rüyalar ve öfkeler
eski sevgililer, ölümcül sevgiler
neredeyim diye soruyorum koynuma
buradasın diyor boşluğum
burada değilsin diyen yokluğuma
Çiçeklerin kemiğini kırıyor düşlediğim
Ben bir kez sevdim, sonrası sanrı
Yok kokumun seğirdiği mevsim
Göğsümde kanın terlediği saatler
Zihnimi yıkan tekmil kapıldığım büyü
başka biri yuvamda biriken
sesimin ufaldığı çığlık
yırtarak terk ediyor genzimi
Kim alır yokluğumu
kendi koynum bile istemiyorken
kim sever bin kez daha
yüzünün ovasından çıkıyorum toprağı inciterek
yeni bir isim buluyorum boşluğuma
Yaşama hevesiyle uyanıyorum
Gerçeğin gençliğinde ne olduğunu düşünerek
uzatıyorum boynumu çiçeklerin sapına
Kırılan kemikleri ayağımla ezerken
eziyorum herkesin ısrarla ettiği umutları da
Bu başlangıç artık hepimize eziyet