Makas Öpücüğü

Meltem Terzioğlu

 

Tükür alnındaki silinmeyen belleğin soysuz kanını!
Diyorlar ki;
Uzantısı ve hası bilmezliğin.
Diyorlar ki;
Akıl karası, fikir hırsızı densizliğin.
Kana karışan dengesizliğimle sevişiyorum, hiç ediyorum yalanını.
Birleşiyorken bir bedende kader ve kahır
Suya bulaşan dizgesizliğinle savaşıyorum, piç ediyorum günahını.
Düşürüyorum rahmimden birkaç düşsüz satır,
Kalesiz kalmış güçsüz kasır,
Süssüz ve pürüzsüz karanlığın kucağında nefessiz sabır.
Batıdan ağarırken güneş, gözüm sancıyor.
Işık neredesin?
Tenim soğukta kavrulurken
Akıllara kazınıyor soysuzluğun darbesi.
Doğuruyorum dişimden, tırnağımdan,
Pütürlü dilin ıslak ucundan.
Damlıyor döllerin zaferi nizamsız karargahtan.
Akıl almaz ağrılar sığdırıyorum aklıma, ne hoş!
Karanlıkta göz alan ışığın cılız haresi loş.

16

Ve boş odanın duvarlarına düşüyor gölgelerin yalnız çizgisi.
Kimsesizliğim sarhoş.
Alnımdaki belleğin soysuz kanı çağlıyor damarlarımda.
Şimdimi eritiyor fütursuzca tükürdüğüm her damla.
Diyorlar ki;
İnançsız ve aşsız belleği,
Diyorlar ki;
Öbeksiz ve harfsiz dilgesi.
Konuşmak yok, dil düğüm!
Beni içine hapsediyor kendi düşlerimle ördüğüm.
Kana karışan kaygılarımla sevişiyorum, hiç ediyorum yarınımı.
Birleşiyorken bir bendende delilik ve noksan akıl
Toprağa karışan adımlarımla dövüşüyorum, iç ediyorum her anımı.
Doğudan gurup ederken güneş, kanım donuyor.
Işık neredesin?
Tanrı eli dünyanın ahlakını okşarken
Son buluyor gökcismin çok asırlık yörüngesi.
Devinim yok, güç yok,
Yoldan çıkan edebin gidecek çizgisi yok.
Öpüyor çift yüzlü keskin makas gökyüzünün rahmetini, bereket yok.
Yeryüzüne karışan adımlarımla diz çöküyorum, geç düşüyorum toprağa.
Öpüyorum çift yüzlü insanların çıplak ölüsünü,
Uğurluyorum dünyayı sonsuz yolculuğuna.

17